Proweb Medya Grubu

Hizmetlerimizden yararlanmak için öncelikle üye girisi yapmalisiniz.Eger üye degilseniz yan tarafta bulunan "Üye Degilmisiniz? Üye Ol!" bölümünden üye olunuz.

Online Yardım

Herhangi bir konuda bizlerden yardım almak için Tıklayınız »

Üye Girişi

Sifremi Unuttum?

Üye Değilmisiniz? Üye Ol!

 
bilisim haber ile ilgili Teknoloji Haberleri

Almanya'nın Bonn Üniversitesi, İstanbul Teknik ve Yüzüncü Yıl üniversitelerinin Van Gölü'nde yürüttüğü ''Paleo-Van'' araştırması kapsamında, gölün derinliklerinden alınan numunelerin analizlerinde, 1986 yılında Ukrayna'daki Çernobil nükleer kazası sonucu ortaya çıkan radyoaktif serpintiler tespit edildi.

Dünyadaki iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın sırrını araştırmak için 12 ülkeden 36 bilim adamının 7 yıl önce Van Gölü'nde başlattığı ''Paleo-Van Projesi'' çalışmaları devam ediyor.

Proje kapsamında, İsviçre Çevre Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Michael Sturm, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sefer Örçen ve aynı bölümden araştırma görevlisi Ayşegül Feray Akdere, ''Van Gölü'nde sediment birikim hızı radyoaktif ve ağır metal kirliliğinin tarihlemesi'' konulu bir araştırma yaptı.

Paleo-Van Projesi Koordinatörü Prof. Dr. Sefer Örçen, gazetecilere yaptığı açıklamada, araştırmada önemli bazı izlere rastladıklarını belirterek, gölden alınan bir metrelik karotların 100 yıla tekabül eden 10'ar santimlik bölümlerindeki sezyum ve yaşlandırmalarında, bazı radyoaktif izlerin tespit edildiğini bildirdi.
Araştırma Görevlisi Ayşegül Feray Akdere'nin aynı zamanda yüksek lisans tezi olan bu çalışmada, 1986 yılına ait değerlerin yüksek çıktığına işaret eden Prof. Dr. Örçen, şöyle konuştu:

''Bu tarihlerden 1986 yılına baktığımızda, Çernobil hadisesine bağlı gerçekleşen radyoaktif serpintinin yağmur ve çeşitli aktivitelerle bölgemize kadar geldiğini ve burada yoğunlaşmasına bağlı olarak kaldığını söyleyebiliriz. Van Gölü gerçekten sakin bir ortam. Tektonik açıdan çok fazla aktif olmasa da bu kayıtlarımızı sağlıklı tutabileceğimiz bir ortam. Bu 100 yıllık bir değerlendirme sonucunda, 1986 yılındaki değer yüksekliğini, Çernobil'in etkisi olarak değerlendiriyoruz.''

Doğa Hareketleri Araştırma Derneği (DOHAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Agalday, erken uyarı sistemleri sayesinde depremler hakkında önceden bilgi sahibi olabildiklerini belirterek, istasyonların bulunduğu bölgelerde, şu an için herhangi büyük bir deprem belirtisinin olmadığını kaydetti.

Agalday AA muhabirine yaptığı açıklamada, deprem erken uyarı sistemlerinin, DOHAD'ın 10 yıllık bir projesi olduğunu söyledi.

Deprem erken uyarı sistemiyle ilgili İstanbul'da Tuzla, Bakırköy ve Sinanoba, Tekirdağ'da Marmaraereğlisi ve Yeniçiftlik, Bursa'da Nilüfer, Yalova'da Çınarcık belediyeleriyle yapılan çalışmaların tamamlandığını, istasyonların aktif hale geldiğini ifade eden Agalday, Tekirdağ'da merkez ve Sultanköy'de istasyon kurum çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.

Agalday, ''Tekirdağ Belediyesi'yle görüşmelerimiz tamamlandı. Namık Kemal Üniversitesi kampüsü içine istasyon yapmaya karar verdik. Sultanköy Belediyesi'yle ise görüşmelerimiz sürüyor'' dedi.

Kurulu istasyonlardan alınan verilerin dernek merkezine gittiğini belirten Fuat Agalday, burada verileri günlük olarak yorumlayıp, değerlendirdiklerini söyledi.

İstasyonlardan gelen verilere göre bir sonuç çıkartıp ilgili belediyeleri bilgilendirdiklerini anlatan Agalday, ''Sadece 18 bin liralık bir maliyetle deprem hakkında önceden bilgi sahibi olabiliyoruz. İstasyonlarımızın bulunduğu bölgelerde, şu an için herhangi büyük bir deprem belirtisi yok. Marmaraereğlisi'nde kurulan istasyon aktif durumda. Bu istasyonda da bugüne kadar herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadık'' diye konuştu.

-BURSA'YA 9 İSTASYON

Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in projeye büyük önem verdiğini ifade eden Agalday, ''Nilüfer'e kurduğumuz 4 istasyon vardı. Bu istasyon sayısını 9'a çıkartmayı planlıyoruz. 5 ayrı noktada istasyon kurdurma çalışmaları devam ediyor. Nilüfer'deki istasyonlardan 3 depremi önceden belirledik. Buradaki deprem deprem tahminlerimiz büyük oranda gerçekleşti. Bunların belgeleri de elimizde. Belgeleri ilgili belediyelere sunduk. Onların kayıtları elimizde var. Deprem Öncü İşaretleri İzleme İstasyonu Verileri, Nilüfer Belediyesi'nin resmi sitesinde de yer almakta'' dedi.

İran Havacılık ve Uzay Endüstrisi tarafından geliştirilen uçan daireye "Zuhal" adı verildi.

İran, uzaktan kumandayla hareket eden uçan daire yaptı. “Zuhal” adı verilen uçan daire İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından hizmete sokuldu.

Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, İran Havacılık ve Uzay Endüstrisi tarafından geliştirilen uçan daire ilk olarak gözetleme ve keşif faaliyetlerinde kullanılacak.

Uçan dairede otomatik pilot sistemi ile GPS ve 10 megapiksellik iki görüntü sistemi bulunuyor. “Zuhal” aldığı görüntüleri anında yerdeki kumanda merkezine gönderebiliyor.

Büyük bir tava büyüklüğünde olan uçan daire açık havada olduğu gibi kapalı mekanlarda da uçabiliyor.
iran,flying saucer,ufo,space,technology,sky,military

Toplam 7 Haber, 3 Sayfada Gösterilmektedir.
[ 1 ] 2 3 | Sonraki | Son sayfa